Zirve Odaklı Web Tasarım ve SEO
Anadolu’nun Kalbindeki İşletmeler İçin Zirve Odaklı Web Tasarı...
Ziyaretçileriniz Neden Müşteriye Dönüşmüyor? Dönüşüm Oranlarını Patlatan CTA (Eylem Çağrısı) Mühendisliği
Sektörde yıllardır gördüğüm en büyük hastalık şudur: İşletmeler, web tasarım sürecinde temanın rengine, logonun büyüklüğüne veya slider'daki görsele günlerce kafa yorar. Ancak iş kullanıcının tıklamasını istediğimiz o "butona" gelince, siteye ruhsuz bir "Gönder" veya "Devamını Oku" yazıp geçerler.
Açık konuşayım; internet kullanıcısı tembeldir. Ekrana bakar, okumaz, sadece tarar. Ona ne yapması gerektiğini net, emir kipiyle ve bir "fayda" sunarak söylemezseniz, hiçbir şey yapmaz.
CTA (Call to Action), sitenizdeki bir buton, bir link veya bir pop-up olabilir. Ama özünde CTA, psikolojik bir tetikleyicidir.
Gelin, yılların tecrübesiyle, A/B testlerinde defalarca kanıtlanmış "Mükemmel bir CTA nasıl olmalı?" sorusunun teknik ve psikolojik anatomisini çıkaralım.
Thanks: Spiel Creative
Bir butona tıklamak, kullanıcı için bir risk almaktır. "Acaba spam mail mi alacağım?", "Acaba benden para mı isteyecekler?" korkusu hep vardır. Kötü bir CTA, kullanıcının ne yapacağını söyler. Harika bir CTA ise kullanıcının ne kazanacağını söyler.
Örneğin, B2B (işletmeden işletmeye) çalışan bir sanayi firmanız var ve sitenizde endüstriyel PVC şerit perde satıyorsunuz. O sayfayı okuyan bir fabrika veya depo müdürünün karşısına "Ürünlerimiz" diye bir buton koyarsanız, dönüşüm oranınız yerlerde sürünür. Çünkü bu metinde bir aciliyet veya fayda yoktur. Bunun yerine butona "Tesisinize Özel Ölçü ve Fiyat Teklifi Alın" yazdığınızda, kullanıcının aklındaki "Acaba bizim kapıya uyar mı, fiyatı ne kadar çıkar?" sorusuna doğrudan cevap vermiş olursunuz. Tıklama oranının nasıl fırladığını kendi gözlerinizle görürsünüz.
Web sitenizi tasarladıktan sonra ekrandan bir metre uzaklaşın ve gözlerinizi kısarak (şaşı bakarak) ekrana bakın. Ekranda bulanık bir renk cümbüşü göreceksiniz. Eğer o bulanıklığın içinde CTA butonunuz parlak bir deniz feneri gibi patlamıyorsa, tasarımda çuvallamışız demektir.
Markanızın kurumsal rengi lacivert ve beyaz olabilir. Harika. Ama "Hemen Ara" butonunu da lacivert yaparsanız, o buton sayfanın içinde kamufle olur. Zıt renkler (kontrast) kullanmak zorundayız. Lacivert bir tasarımda, "Teklif Al" butonunun turuncu veya canlı bir yeşil olması göze batar. Zaten amacımız da tam olarak budur: Göze batmak.
En sık yapılan bir diğer hata, "Hemen Satın Al" butonunu sayfanın en tepesine (Above the Fold) devasa bir şekilde koymaktır.
Kullanıcı daha kim olduğunuzu bilmiyor, ürününüzün problemini nasıl çözeceğini okumamış, fiyat avantajınızı görmemiş... Neden o butona bassın? Bu, yeni tanıştığınız birine beşinci dakikada evlenme teklif etmek gibidir; korkutur ve kaçırırsınız.
CTA'nın yeri, kullanıcının ikna olduğu o kritik andır.
Tabii ki, her sayfayı sonuna kadar okumayacak "acil" müşteriler için sağ üst köşede (Header'da) sabit duran ve scroll ettikçe aşağı inen (Sticky) bir "Bizi Arayın" butonu da her zaman teknik cephaneliğimizde bulunmalıdır.
Bir sayfada kullanıcıya çok fazla seçenek sunarsanız, beyni "Karar Yorgunluğu" (Decision Fatigue) yaşar ve hiçbirini seçmeden sayfayı kapatır.
"Bizi Arayın", "Form Doldurun", "Kataloğu İndirin", "Videoyu İzleyin"... Hepsini aynı anda isterseniz kaybedersiniz.
Sayfanın bir tane asıl amacı (Birincil CTA) olmalıdır. Eğer kullanıcı henüz satın almaya hazır değilse, onu tamamen kaybetmemek için daha düşük riskli bir İkincil (Secondary) CTA sunarız.
Böylece satın almaya hazır olanı yakalar, henüz araştırma evresinde olanı ise sitemizin içinde tutarak ısıtmaya devam ederiz.
Masanın Diğer Tarafından Son Sözler
Bir webmaster olarak size verebileceğim en net tavsiye şudur: Tahmin etmeyi bırakın, test edin.
Benim "Bu kesin çok tıklanır" dediğim kırmızı bir butonun işe yaramadığı, onun yerine yazdığım sade bir mavi metin linkinin tıklanma rekorları kırdığı çok olmuştur (Buna A/B testi diyoruz). Isı haritaları (Heatmaps) kurun, ziyaretçilerinizin farenin imlecini nerede gezdirdiğini izleyin.
Web siteniz, dijital dünyadaki dükkanınızdır. Eğer vitrininize bakan yüzlerce kişi varsa ama içeri girmiyorlarsa, suçu caddede (SEO) veya vitrinde (Tasarım) aramayın. Belki de kapıya "İçeri Giriniz" tabelasını (CTA) doğru dille asmamışsınızdır.
Nokta Art olarak biz kodları yazarken sadece estetiği değil, "O tıklama nasıl gelir?" psikolojisini kurguluyoruz. Eğer trafiğinizi ciroya dönüştürmekte zorlanıyorsanız, sitenizin CTA mimarisini baştan aşağı yeniden inşa etme vaktiniz gelmiş demektir.